TARİHİ ESERLERİMİZ VE DOĞAL GÜZELLİKLERİMİZ..

Tarihi Eserler ve Doğal Güzellikler 

Çerkeş'in doğal güzellikleri arasında Örenköy Dereyayla mevkiinde bulunan mağaralar, orman içi dinlenme alanları, Işık Dağı (Sey Beli), Ilıca, Köse Hamamı ve Akbaş Çayı çevresi dikkati çekmektedir.

 

İlçe merkezine 3 km mesafede bulunan Orman İşletmesi Fidanlık Müdürlüğüne ait bataklık ve sazlık alan, islah edilerek halkın piknik yapabileceği bir mesire yerine dönüştürülmüştür. Ziyaretçilerin ücretli olarak girebildikleri bu mesire yerinde Gökkuşağı Alabalığı ve Aynalı Sazan yetiştirilen 4 adet sun'i gölet, masa bank tipi oturma yerleri, ocaklar, çeşmeler, çocuk parkı ve tuvaletler mevcuttur. Ayrıca, içerisinde bir şark odası bulunan misafirhane ile değişik hayvanların bulunduğu mini bir hayvanat bahçesine sahip olan mesire yerinde sportif olta balıkçılığı da yapılabilmektedir.

 

Çerkeş-Kızılcahamam (Ankara) karayolu üzerinde bulunan bir başka dinlenme alanı ise, Çerkeş'e 20 km mesafededir. Işık Dağının kuzey yamaçlarında yer alan mesire yerinde masa bank tipi oturma yerleri, ocaklar, çeşmeler, otopark ve tuvaletler mevcuttur. İyi bir trekking alanı olan bölgenin içerisinden Çerkeş-Kızılcahamam karayolu geçmektedir.

 

 

 Çerkeş evleri 

Osmanlı-Türk mimarisinin tüm özelliklerini taşıyan ve tüm Çerkeş sathında varolan bu evlerin 1944 Gerede-Bolu depreminde tamamına yakını yıkılmış olup, günümüzde ancak bir kaç tanesi ayakta kalabilmiştir. Bunların da bakım ve onarıma ihtiyacı vardır. Bu evlerden bir tanesi -Fişek Alinin Evi- Çankırı İl Özel İdaresi tarafından satın alınmış olup, kısa bir süre (bakım onarım çalışmaları tamamlandıktan) sonra turizme açılacaktır.

 

Çerkeş evlerinin su basmanı, çoğunlukla kesme taştan, duvarları ise ahşap çatkı arası kerpiç dolgu olarak yapılmıştır. Çatılar mahallinde imal edilen oluklu kiremitlerle kaplanmıştır.

 

Bu evler genelde iki katlıdır, ilk kat ara kattır ve kışlık olarak kullanılmaktadır. Günlük hayatın geçtiği yer olan bu kat, yeme-içme ve oturma için kullanılır. Yazlık olarak düşünülen ikinci katlarda her evin bir baş odası vardır. Bu odalar diğerlerine göre daha geniş olup, ahşap işleme tekniğinin en güzel örnekleri ile donatılmıştır. Baş odalarda, birinci katın üzerine çıkma yapılarak oluşturulan ve 'şahniş' adı verilen çıkıntılar bulunur. Baş odaların tavanları göbekli ve çoğu kök boyalarla bezenmiştir.

 

Diğer odalar da oturmak için sedir veya 'peyke' denilen ahşap divanlar ile yatak, yorgan koymak için 'yüklük' adı verilen ahşap gömme dolaplar bulunur. Ayrıca 'abdestlik' denilen, el, yüz yıkama ve yıkanmak için kullanılan bir bölüm mevcuttur. Bu odaların en önemli yeri ocaklığı olup, kenarlarında lamba, mum koymak için kullanılan 'şinanay' adı verilen yerler ile 'gözgere' denilen ahşaptan yapılmış küçük gözler bulunur. Ocağın üstünde 'bacakaşı' denilen ve üzerine ufak tefek eşya konulmasına yarayan bir çıkma vardır.

 

 

  Kemer köprü 

Ulusu Çayı (Ulu çay) üzerinde bulunan Kemer Köprü'nün kesin yapılış tarihi bilinmemekle beraber Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1520-1566 yılları arasında yapılmış bir Osmanlı eseri olduğu tahmin edilmektedir.

 

Kesme taştan yapılmış üç adet kemeri olan köprü bundan dolayı Kemer Köprü olarak anılır. Eni 3.20 metre, boyu 50 metre olup, 50 cm yüksekliğinde kesme taştan korkuluğu olan köprünün yerden yüksekliği 5 metredir. IV. Sultan Murat döneminde Muradiye Camisi yaptırılırken tamir görmüş olan bu köprü'nün anahtar taşından, en son 1883 yılında tamir edildiği anlaşılmaktadır.

 

Mimar Sinan tarafından yapıldığı öne sürülse de bu durum kesin olarak belli değildir.

 

  

 IV. Murat hamamı 

IV. Murat tarafından Muradiye Camisine vakfedilmek amacıyla yaptırılmış , kadın ve erkekler için ayrı bölümleri olan tarihi bir hamamdır.

 

Erkekler kısmının 8.5 × 8.5 metre ölçülerinde ahşap olan soyunma yerinden iki kubbeli soğukluk kısmına, buradan da yine 8.5 × 8.5 metre ölçülerinde haç şeklinde planlanmış yıkanma yerine geçilmektedir. Yıkanma yerinin dört köşesinde 3 × 3 metre ebadında, üstü kubbeli birer halvet vardır.

 

Kadınlar kısmı zaman içerisinde hasar görmüş, soyunma yeri tamamen yıkılmıştır. Yıkanma kısmının önünde iki kubbeli bir kısımla, arka tarafında üzerleri kubbeli iki halveti vardır.

 

 

 Pir-i Sani Camii ve Türbesi 

Şeyh El Hac Mustafa Çerkeşi hazretleri hicri 1156 (1743) yılında Çerkeş'te doğmuştur. Halvetiyye tarikatının Şabaniyye kolunun ikinci piri (Pir-i Sani) olan Şeyh Mustafa Çerkeşi hazretleri, 1814 yılında ebedi aleme göç ederek Çerkeş'te Kadınşah Camii bitişiğindeki türbesinde toprağa verilmiştir. O tarihten itibaren Pir-i Sani Camii ve Türbesi olarak anılan bu mekan, halkın ziyaret ettiği tarihi ve islami bir mekandır.

Yorum Yaz